top of page

YENİ BİLİNCİN DOĞUŞU - ESKİ BİLİNCİN ÇÖKÜŞÜ


Yazan : Şervan Karduxos


Bundan yaklaşık 114 Milyon yıl önce dünya yeni bir yaşam formuna tanıklık etti. Yeni bilincin doğuşu, dünyada bir çiçeğin filizlenmesi ile ortaya çıkmıştı. Şüphesiz dünyada bir bitki örtüsü vardı ancak yaşamsal anlamda bir formda değildi, ilk çiçeğin filizlenmesi dünyada ki bitki örtüsünüde etkiledi. Yaşam artık yeni bir formda kendisini tekamül ettirdi. Milyonlarca yıllık bitki örtüsünün sürekli dönüşümü denizde ki çeşitli hayvan türlerinin bazılarını yok ederek-suların çekilmesi- bazı hayvanların acıda olsa karaya adım atmasını sağlamıştır. Dört ayaklı surungenler karaya adım attıklarında belli zoruklarla kendi fizyolojik dönüşümlerini acıda olsa yaşamak durumda kalarak süzgeçlerinin yerini kendilerince işlev gören kollarının almasına dönüşmüştür.


DÖNÜŞÜMÜN İVEDİLİĞİ

Bizler milyonlarca yıllık evrimsel sürecin tezahürleriyiz. İnsan bilinci yaklaşık 4-6 Milyon yıllık evrimsel süreçlerden geçerek bugün ki ham halini almıştır. Bilinç beynimizde varlığından dahi haberimiz olmayan beynimizde herhangi bir bölümden oluşmayan bir olgudur. Zihni tarif edemeyiz çünkü o düşünendir, düşünen ise nesne-özne arasında bağlantı kuran dışsal formların gelişmesi ile oluştu. Binlerce yıl önce Homo Sapiensler -Sapiens Latince 'Bilge,Zeki' anlamına gelir Homo Sapiens 'Bilge İnsan'dır- dünya yaşamında büyük bir Kuantum Sıçraması yaşatarak diğer primatlardan farklı bir biçimde evrimleşen ve el/kol,karmaşık dil becerisi gibi bir çok alanda gelişmişti. Beynimizde sürekli evrimleştiği süreç boyunca Homo Sapiens Türü ile beraber yüz bin yıl önce ilkel hale gelmiştir. Zihnimizde beynimizin eşdeğer gelişimi ile beraber göz/beyin/Nesne(dış dünya) dünyanın bağlantısının oluşmasının tekamülüdür. Dış bir nesne kendiliğinden bir olgu olmaktan ibaret iken zihnimizde dil kalıplarının oluşması, göz/beyin koordinasyonun gelişmesi mağara insanından medeniyet kuran, yıkıcı/kesici aletler oluşturan, barınakların kurulmasına katkıda bulunmuştur. Bütün bu süreç farklı tarihsel dönemlerde hızla gelişerek modern insanı yarattı.


YENİ BİLİNCİN DOĞUŞU

İnsanoğlu tekrardan yeni bir bilinçsel kavşağa doğru yol almaktadır. Zira düşünen insanın gelişmesi ile beraber egosal bilinçtede büyük bir sıçrama meydana geldi. Dış dünya ile özdeşleşen bu bilinç kendisini ve diğerlerini ötekileştirerek yaşamda ki bütün canlıların hayatını tehlikeye atmaktadır. Sadece 1. Dünya Savaşı'nda milyonlarca insanın ölmesi 2. Dünya Savaşı'nda onmilyonlarca insanın ölmesi bu egosal bilincin -kendisini ve ötekiler olarak etiketleyen- ne denli yıkıcı olduğunu gözler önüne sermiştir. Yeni bilinç düşünen değildir, düşüncenin arkasında ki varlıktır bu varlık yaşamın kendisidir şüphesiz yaşam bir varlığın bilincidir bu bilinç yaşam ile birliktedir. Zekâ yaşamın Birliği iken akıl ise ayrışmadır. Yeni bilince sahip olan bireyler hem zeki hem akıllıdır. Berlin Duvarinin yıkılması şüphesiz zeki insanlar tarafından yapılmıştır. O halde yeni bilincin bir yeni bir zekânın doğuşu olduğunu söyleyebiliriz. Tekrardan nesne/medde bağımlılığına gelirsek, ego kendisini bir şeyler ile özdeşlestirmek ile meşguldür o sürekli bir şey olmak/almak ister nesne ile arasında ki bağ bağımlılıktır bu bağımlılık onun tatmin duygularını pekiştirir. Böylece var olduğunu sanır. Bu ne büyük bir yanılgı! Nesneyi yaratanın kendisi olduğunu, kendisinin düşüncenin arkasında ki varlık olduğunu hatırlamak büyük bir özgürlüktür. Egonun diğer büyük handikabı ise soylu ideallara bürünüp dışsal sahte gerçeklikler ile uğraşarak değişimi yaratmayı çabalamasıdır. Komünist İdealistlerin Toplumsal Kollektifitenin egosal bilincini görmezden gelip dışsal mücadele içerisine girişmesi daha büyük bir egosal bilinc tarafından bastırılmasına sebebiyet vermiştir. Soylu ideallare bürünmeden önce toplumsal bilincin lotus çiçeği gibi içten dönüşümü şarttır. İçten dönüşmeyen bir bilinç farklı egosal kaynaklara yönelerek yeni bir yapay kimlik yaratacaktır. Şüphesiz Özgürlük zihinden özgür olmadığını anlamak ile başlar. Zihin sürekli imajlar yaratarak, kimlikler oluşturarak farklı egosal bilinçleri yaratıp bireyi, toplumu aynı döngüde tutmaya devam eder. Bu yüzden Zeka/Zeki olmak birleşmektir akıllı olmak ise ayrışmaktır. Kimler ile birleşmek ve kimler ile ayrışmakta bir o kadar önemlidir!! Yeni bilinç bu ikililiğin arasında ki farkı anlamaktır. Artık dünyada hiçbir siyasi/ekonomik sistemin bu yeni bilinci taşıyamadığı gözler önündedir. Yeni bilinç dünyaya insanların zihinlerinden özgürleşmesi ile yayilirken eski egosal bilinçten hayatta kalmak adına güç ve savaş ile varlığını korumaya çalışacaktır. Her sistem dengesiz ve korumasızdır. Asla yıkılamaz denilen Sovyetlerin bir günde içten yıkılması nasıl ki bütün insanları şoke uğrattıysa şuan sallantıda olan sistemlerinde yıkılacağını göreceğiz.


Ne var ki depoda bizi bekleyen daha onlarca sürpriz var.


Okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page