top of page
Ara

Sosyoloji


Ulusal Statü, Kültürel Süreklilik ve Eşit Vatandaşlık: İsveç Deneyimi ve Kürd Meselesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme
Yazar: NEZİR AKAT “Ulusal sorun ve çözüm arayışı” adlı kitabımda İsveç ve İskandinav deneyimlerini; İsveç etnik, dini ve kültürel gruplardan söz etmiş, değişik deneyimleri yazmıştım. Akademîya Hêvî île de bu konuda bîr program yapmıştık. Samer ve diğer etnik grupları bu programda izah etmiştik. Okuyucu için bir yönlendirme değildir. Sadece isteyenler için bir hatırlatmadır. Makalede geçen Samer/Sami halkı ile ilgili kısa bir açıklama: Samer halkı ve toprağı Sameland dört devl

Nezîr AKAT
18 Ağu7 dakikada okunur


Statü, her şeyden önce ulusal bilinçte inşa edilir!
Yazan : Mesud ERTOŞÎ Yıllardır kendimize şu soruyu soruyoruz: "Neden Kürtlerin hâlâ birleşik bir statüsü yok?" Bu soruya birçok cevap verildi; kimi zaman suç tarihimize yüklendi, kimi zaman dış güçlere, kimi zaman da coğrafyaya. Bunların hepsinde bir doğruluk payı vardır. Fakat çoğu zaman gözden kaçan gerçek şudur: Ulusal bilince sahip olmayan bir halk, kalıcı bir statü inşa edemez. Statü yalnızca sınırlar, bayrak veya kurumlar değildir. Statü; bilinç, kendini tanıma, örgütl

Mesud ERTOŞÎ
9 Tem1 dakikada okunur


Zihnin Sömürgeleştirilmesi: Kolektif Kendinden Nefret ve Öz-Oryantalizm
Yazar: Rizgar ARYEN "Köpekler ve çinliler giremez " 20.yy başlarında emperyalist güçlerin özellikle de Şanghay gibi yabancı imtiyaz bölgelerindeki yabancılara ait parklarda, külüplerde ve işletmelerde, çin halkını aşağılamak için kullanılan ırkçı bir ifadedir. Bu söz bir Bruce Lee filminde de geçer. Bu meşhur sahne, Bruce Lee’nin 1972 yapımı efsanevi "Fist of Fury" (Ölümcül Takip / Çinli Şoför) filminde yer alır. Sahnenin Hikayesi ve Arka Planı Şöyle ; Filmde Bruce Lee'

Rizgar ARYEN
8 Haz4 dakikada okunur


Kürtlerin “Mazlum”u: Kürt Milliyetçileri
Yazan : Dîyar Kurdî Kemal Sunal filmlerindeki Mazlum karakterini bilirsiniz… Mahallenin en talihsiz adamıdır. Kavga çıkar, Mazlum dayak yer. Birinin morali bozulur, Mazlum azar işitir. Ortada suçlu yoksa suçlu hazırdır: “Mazlum!” Adam bazen olayın yanından bile geçmemiştir ama fark etmez. Çünkü herkesin sinirini boşaltacağı birine ihtiyaç vardır. Son zamanlarda Kürt toplumundaki tartışmalara bakınca insanın aklına ister istemez bu karakter geliyor. İki yazar tartışıyor… Konu

Dîyar KURDÎ
20 May1 dakikada okunur


Çoban- Koyun Analojisinden Anakronizm’ e Geçiş: Aboculuk/ Kurtulamamanın Döngüsü*
Yazan : Xozano Devletsiz bir milletin, kendi kendini kandırma mekanizması üzerine, eleştirel bir deneme. ÖZ Bu eleştirel deneme, son zamanlarda Kürdler tarafından paylaşılan Yeremya, 50-6 ayetinin, ve cellat âşkının açıklaması, Kürd sosyolojisi ve psikolojisi için yarattığı “anlam kırımı”nın neden ve sonuçlarını inceler. Ve aşağıda ki 3 soruya, belirtilen ayet ve cellat kavramı üzerinden cevap ararken, Kürdler’ in bu soruları ihmal ederek, girdikleri boşluğu ve girdabı göst

Hozano
9 Şub7 dakikada okunur


ROJAVA KURDISTANIN GELECEĞİDİR
Yazan: Dilbrin Barış BOZKURT Dünya, Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku'nun yıkılmasından bu yana yeni bir nizam arayışı içindeyken; Ukrayna-Rusya savaşı ile büyük bir kırılma yaşandığına ve bu savaşla birlikte şekillenen konjonktüre bizzat şahit oluyoruz. Uzun yıllardır örgütler üzerinden yürütülen vekalet savaşlarının yerini, artık bizzat devletler arası savaşlara ve doğrudan müdahalelere bıraktığını görmekteyiz. ABD'nin Avrupa için oluşturduğu Ukrayna tampon bölgesine odaklan

Dilbirîn TÎRÊJ
21 Oca3 dakikada okunur


Yorgun Bir Toplumun Notları
Yazan : Mehmet GÜR Sabah uyanırken yorgun olan bir toplumuz. Günü bitirmeden yorulan, hatta bazen güne başlamadan tükenen… Uykusuzluktan değil yalnızca; zihinsel bir ağırlıktan, sürekli tetikte olma hâlinden, bitmeyen belirsizlikten. Yorgunuz çünkü her şeye yetişmemiz bekleniyor. Gündemi takip etmeye, geçinmeye, sabırlı olmaya, anlamaya, susmaya. Bir yandan güçlü durmamız, diğer yandan şikâyet etmememiz isteniyor. Yorulmanın bile ölçüsü var artık; “abartma”, “herkesin derdi v
Hevi Akademi
16 Ara 20251 dakikada okunur


Yoldaşlığın Derinliği, Varoluşun Eşiği ve Dağların Çağrısı
Yazan: Mehmet GÜR Yaşamın esasında, insanın yanında yürüyebildiği birkaç gerçek yoldaş vardır. Yoldaşlık bazen bir dost, bazen bir fikir, bazen de içimizde sessizce duran bir sezgi olabilir. Yoldaşlık ettiklerimiz, gerçekte kim olduğumuzu, hangi yoldan yürüdüğümüzü ve ardımızda ne bırakabileceğimizi belirler. Zamanla kaybolan günlere ne kadar anlam yükledik? Yaşarken, yaşam ile ölüm arasındaki o ince, görünmez köprüde bir hatıra, bir iz bırakmayı başarabildik mi? Bütün sorgul
Mehmet GÜR
27 Kas 20252 dakikada okunur


KÜRTLER VE TEKNOLOJİ: BUGÜN, YARIN VE ÖTESİ
Hazırlayan: Zanyar ALTUN Zêrekîya Nû – Yeni Bilgelik Çağında Kürt Teknoloji Vizyonu üzerine hazırlanmış bir araştırma raporudur. 1. Giriş: Kürt Vizyonu, Dinamik Bütünlük ve Teknoloji “Biz bir zamanlar Magiydik; gökbilimciler, bilginler, şifacılar, filozoflardık.Şimdi bu mirası yeniden sahiplenmeliyiz.Kürt mühendisi, dağdaki Peşmergeden daha az devrimci değildir.Sürgünde kod yazan yazılımcı, şiir yazan şairden daha az vatansever değildir.Kürt ekonomisini destekleyen bir uygula

Zanyar ALTUN
4 Eki 202516 dakikada okunur


KURDISTAN Bölgesinin Statüsü Öncesi ve Sonrasi
Yazan : M. Veysi KILIÇ Kürtlerin Tarihsel Mücadelesi: Ata Yurtlarında Bir Varlık Savaşı Kürtler, Zagros Dağları ve Mezopotamya’nın yerli halklarından biri olarak, tarih boyunca ne göçebe bir topluluk olarak başka toprakları istila etmiş ne de kendi ata yurtlarında farklı milletlerin varlığına karşı tahammül göstermiştir. Sümer, Asur ve Babil belgelerinde proto-Kürtlerin varlığından bahsedilmiş; bu belgeler, Kürtleri Zagroslar ve Mezopotamya’nın kadim halkı olarak tanımlamıştı
Hevi Akademi
25 Eyl 20253 dakikada okunur


Olan Oldu! Peki Şimdi Ne Yapmalı?
YAZAN : DILBIRÎN BARIŞ BOZKURT Herkesin yakından takip ettiği gibi, Devlet Bahçeli’nin başlattığı ve Abdullah Öcalan’ın devam ettirdiği bir süreçten geçiyoruz. PKK, 11 Temmuz tarihinde sembolik bir törenle Türkiye Cumhuriyeti devletine, uluslararası gözlemcilere ve küresel emperyalist güçlere, sürece samimi yaklaştıklarına dair bir silahları devre dışı bırakma töreni düzenledi. Besê Hozat’ın öncülük ettiği törende okunan metinden ve sonrasında yaptığı açıklamadan anlaşılaca

Dilbirîn TÎRÊJ
20 Tem 20252 dakikada okunur


Direnişin Adı: Jinên Kurd
YAZAN : GULSIMA KIZOGLU Bir halkın tarihi yazılırken çoğu zaman kadınların adı ya silinir, ya sessiz bırakılır. Ama Kürt kadını buna izin vermedi. O, tarihin dipnotlarında kalmadı; başlık oldu, direnişin kalbi oldu. Kürt kadını, toprağın sabrı, dağın gücü, suyun sessiz ama yıkıcı akışıdır. O ne sadece bir anneydi, ne sadece bir eş, ne de bir figür. O, halkının yürüyen hafızasıydı. Zor zamanlarda doğdu Kürt kadını. Evleri yakılırken, dilleri yasakken, yas tutmak bile yasakken;

Gulê
28 Haz 20252 dakikada okunur


Öcalan ve Tefsirciler: Yorumsal Hegemonya, İktidar ve Rıza Üretimi
Yazan : Mustafa YILDIZ Tefsir, klasik anlamda kutsal metinlerin anlaşılması ve açıklanması amacıyla yapılan yorumlardır. İlahi kelamın...
Hevi Akademi
23 Haz 20253 dakikada okunur


Küreselleşme ile birlikte yayılan popüler kültür ve tek tip insan projesinin Kürtlere ve Kürdistan’a yansıması
YAZAN : MAZLUM HANGUL 1847 yılında Kürtlerin son mirliği olan Botan Mirliğinin sona ermesiyle birlikte Kürdistan kolonyalist ve...
Hevi Akademi
16 Haz 20254 dakikada okunur


Üretimden Yoksun, Tüketici Kapitalist Toplum
YAZAN : Şervan Karduxos Tarih esasında bir yaşamdır, bu yaşamın en akıllı ve zeki varlığı ise insanoğludur. Tarih boyunca insanoğlu...
Hevi Akademi
15 Haz 20253 dakikada okunur


Kürt Kadını ve Feminizm: Kesişimler
Feminizmle tanışmam, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair kavramsal bir farkındalık kazandırdı. Kadın emeği, şiddet, kamusal alandaki görünmezlik gibi konular üzerine düşünmeye başladım. Ancak zamanla fark ettim ki, bu anlatıların çoğu bana dokunmuyordu. Benim kimliğim —Kürt, yoksul, taşralı bir kadın olarak var oluşum— bu çerçevede temsil edilmiyordu. Feminist teoriler kadını çoğunlukla evrenselleştirilmiş, sınıfsız, etnik kimliğinden arındırılmış bir özne olarak kurgularke
Solîn Peyman
21 May 20252 dakikada okunur
bottom of page
