top of page
Ara

Kültür


Statü, her şeyden önce ulusal bilinçte inşa edilir!
Yazan : Mesud ERTOŞÎ Yıllardır kendimize şu soruyu soruyoruz: "Neden Kürtlerin hâlâ birleşik bir statüsü yok?" Bu soruya birçok cevap verildi; kimi zaman suç tarihimize yüklendi, kimi zaman dış güçlere, kimi zaman da coğrafyaya. Bunların hepsinde bir doğruluk payı vardır. Fakat çoğu zaman gözden kaçan gerçek şudur: Ulusal bilince sahip olmayan bir halk, kalıcı bir statü inşa edemez. Statü yalnızca sınırlar, bayrak veya kurumlar değildir. Statü; bilinç, kendini tanıma, örgütl

Mesud ERTOŞÎ
9 Tem1 dakikada okunur


YENİ BİLİNCİN DOĞUŞU - ESKİ BİLİNCİN ÇÖKÜŞÜ
Yazan : Şervan Karduxos Bundan yaklaşık 114 Milyon yıl önce dünya yeni bir yaşam formuna tanıklık etti. Yeni bilincin doğuşu, dünyada bir çiçeğin filizlenmesi ile ortaya çıkmıştı. Şüphesiz dünyada bir bitki örtüsü vardı ancak yaşamsal anlamda bir formda değildi, ilk çiçeğin filizlenmesi dünyada ki bitki örtüsünüde etkiledi. Yaşam artık yeni bir formda kendisini tekamül ettirdi. Milyonlarca yıllık bitki örtüsünün sürekli dönüşümü denizde ki çeşitli hayvan türlerinin bazılarını
Şervan Karduxos
13 Oca3 dakikada okunur


Bir Dijital Nomads(Göçebenin) Seyahatnamesi
Yazan : Zanyar ALTUN Bir Gezginin Güneş Halkasında Yolculuğu (“İbrahim Sediyanî’nin seyyah bilincinden süzülen yol bilgisiyle; dağların, verilerin ve duaların aynı ağda buluştuğu dijital göçebelik üzerine bir anlatı”) Her çağın bir göçü vardır. Bir zamanlar insanlar suyun ve otlakların peşindeydi; şimdi bilgi ve bağlantının peşindeler. Göç, insanın doğasında hep vardı; yalnızca biçim değiştirdi. Bugün atlar yerine modemler, kervanlar yerine kablolar var. Ama öz aynı: insan ar

Zanyar ALTUN
8 Kas 20253 dakikada okunur


Hawraman’ın Mavi Pencereleri: Göğün Mührü, Yerin Nefesi
Yazan : Zanyar ALTUN Kürdistan’ın kalbinde, taşın suyla konuştuğu, rüzgârın dualarla estiği bir yer vardır: Hawraman. Burada her ev, toprağın sabrından; her pencere, göğün nefesinden doğar.Sabahın ilk ışığı taş duvarlara değdiğinde, mavi pencereler parlar; sanki gökyüzü yere iner, yer de göğe çıkar. Çünkü Hawraman’da mimari, sadece bir barınak değil, inancın görünür hâlidir. Rivayet edilir ki bir vakitler, Hawraman’da yer altının gölgeleri — akrepler, çiyanlar, sürüngenler —

Zanyar ALTUN
24 Eki 20252 dakikada okunur


Zagros: Çiyayê Ku Roj Hildidê — Güneş Doğuran Dağ Zagros
Yazan: Zanyar ALTUN "Toprağın Dili: Kürtçe Nasıl Zagros’un Omurgasından Filizlendi" Başlangıçta alfabe yoktu, gramer kitabı yoktu, sınır yoktu. Yalnızca ateş, toprak, tohum, su ve güneş vardı. Ve bunların buluştuğu yerde, yaşam doğdu—sonra hafıza, ardından da dil. Bu buluşma noktası Zagros’tu: sadece bir dağ silsilesi değil, bir bilinç. “Za-Gr-Ros” — güneşi doğuran dağ. Kürtçede belki şöyle deriz: “Çiyayê ku roj hildidê,” ya da şiirsel bir dille: "ışığın doğduğu sırt." Bu be

Zanyar ALTUN
22 Tem 20253 dakikada okunur


Unutulmuş Bir Kıvılcımın(ulusun) Uyanışı
Yazan: Zanyar ALTUN On yıllardır Kürt halkı bir soru gibi gösterildi: devletsiz bir halk, korunmasız bir dil, kalıcılığı olmayan bir kültür. Ama gerçekte biz hiçbir zaman bir soru olmadık. Biz her zaman bir cevaptık. Asıl kriz, toprak eksikliği değil, hafızanın yarılmasıydı — zaten olduğumuz şeyi unutmuş olmaktı. Kürtlük, sadece bir coğrafyaya ait olmak değildir; dağlara, vadilere ve yüzyıllara yazılmış bir mirası taşımaktır. Dünya bizi silmeye çalıştığında tanklarla başlama

Zanyar ALTUN
18 Tem 20253 dakikada okunur


Ez Bûm, Ez Çûm, Ez Hatim Dengbêjin Sesiyle Medeniyetin Doğuşuna Yolculuk
Yazan : Zanyar ALTUN Zagros'un yüce dağlarının gölgesinde, rüzgârın bile binlerce yılın hatırasını taşıdığı bir coğrafyada, insan ilk...
Hevi Akademi
26 Haz 20253 dakikada okunur


Kürtlüğün Yeniden Tanımlanması: Bir Kürdistan Atlası ile Geleceği İnşa Etmek
Yazan : Mem Husedin ve Hailo Berto Kürtlük, yalnızca bir etnik aidiyet ya da coğrafi bir varlık değildir; o, aynı zamanda tarihin...
Hevi Akademi
12 Haz 20253 dakikada okunur


Kürt Kadını ve Feminizm: Kesişimler
Feminizmle tanışmam, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair kavramsal bir farkındalık kazandırdı. Kadın emeği, şiddet, kamusal alandaki görünmezlik gibi konular üzerine düşünmeye başladım. Ancak zamanla fark ettim ki, bu anlatıların çoğu bana dokunmuyordu. Benim kimliğim —Kürt, yoksul, taşralı bir kadın olarak var oluşum— bu çerçevede temsil edilmiyordu. Feminist teoriler kadını çoğunlukla evrenselleştirilmiş, sınıfsız, etnik kimliğinden arındırılmış bir özne olarak kurgularke
Solîn Peyman
21 May 20252 dakikada okunur
bottom of page
